İş Sağlığı ve İş Güvenliği Yasası neden etkin değil?
İş sağlığı ve İş Güvenliği Yasası ve ekli yönetmelikler 2012 yılında kabul edildi. Ancak, istenilen sonuca ulaşılamadı.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2025 yılı iş kazaları raporunu yayımladı. Rapora göre Türkiye’de 2025’te en az 2 bin 105 işçi çalışırken yaşamını yitirdi. İş kazalarının aylara göre dağılımı ocakta 180, şubatta 129, martta 158, nisanda 158, mayısta 178, haziranda 161, temmuzda 212, ağustosta 196, eylülde 208, ekimde 171, kasımda 219, aralıkta da 135 şeklinde gerçekleşti.
Rakamlar bize her gün en az 6 işçinin hayatını iş kazalarında kaybettiğini gösteriyor.
Peki, iş güvenliği neden etkin değil?
İlk ve en önemli sebep, iş güvenliği uzmanlarının bağımsız olmamalarından kaynaklanıyor.
İş güvenliği uzmanlarının ücretini işveren ödüyor. İşveren iş güvenliği hizmetini iki şekilde alıyor. İş güvenliği uzmanıyla direkt sözleşme yaparak ya da iş güvenliği uzmanını istidam eden Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB) olarak adlandırılan ticari şirketle sözleşme yaparak.
Hemen belirtelim ki, OSGB sayısı 2152 olup, İstanbul genelinde faaliyet gösteren OSGB sayısı 588’dir. Haliyle OSGB’ler arasında kıyasıya bir rekabet ve müşteri kaybetmeme anlayışı hâkimdir. Şimdi iş güvenliği uzmanlarının yükümlülüklerini gösteren yönetmeliğin 11. maddesine bakalım.
İş güvenliği uzmanlarının yükümlülükleri
MADDE 11 – (1) İş güvenliği uzmanları, bu Yönetmelikte belirtilen görevlerini yaparken, işin normal akışını mümkün olduğu kadar aksatmamak ve verimli bir çalışma ortamının sağlanmasına katkıda bulunmak, işverenin ve işyerinin meslek sırları, ekonomik ve ticari durumları ile ilgili bilgileri gizli tutmakla yükümlüdürler.
(2) İş güvenliği uzmanları, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesindeki ihmallerinden dolayı, hizmet sundukları işverene karşı sorumludur.
(3) (Değişik:RG-30/4/2015-29342) İş güvenliği uzmanı, işverene yazılı olarak bildirilen iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirlerden acil durdurma gerektiren haller ile yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı gibi hayati tehlike arz edenleri, belirlenecek makul bir süre içinde işveren tarafından yerine getirilmemesi hâlinde, işyerinin bağlı bulunduğu çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne yazılı olarak bildirmekle yükümlüdürler.
Soru şu:
İş güvenliği uzmanı, işverene yazılı olarak bildirilen iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirlerden acil durdurma gerektiren haller ile yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı gibi hayati tehlike arz edenleri, belirlenecek makul bir süre içinde işveren tarafından yerine getirilmemesi hâlinde, işyerinin bağlı bulunduğu çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne yazılı olarak bildirmek yükümlülüğünü istifa etmeden ya da işten çıkarılma endişesi taşımadan yerine getirmesi mümkün müdür? Cevap: Hayır. Bundan dolayı, iş kazalarında cezai sorumluluk söz konusu olduğunda, iş güvenliği uzmanının sorumluluğu hemen ön plana çıkıyor.
Ne yapmalı?
İş güvenliği uzmanlarını bağımsız yapıya kavuşturacak mevzuat değişikliğine gidilmeli. Bu sağlanmadan sistem kağıt üstünde kalmaya devam eder.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının iş yeri ve OSGB denetimleri çoğaltılmalı. Genellikle iş kazalarından sonra denetim yapılıyor. Oysa iş kazası olmadan önce, tehlikeli iş yerlerinde denetimin sıklaştırılması önem arz ediyor.
(19 Ocak 2026 tarihinde vergialgi.com internet sitesinde yayınlanmıştır.)
Yorumlar
Yorum Gönder